Şimdi Yazın

  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/Kartalhanhukuk
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=905321366754
  • https://www.twitter.com/KartalhanMeltem
  • https://www.instagram.com/kartalhanhukuk1/
Kartalhan Hukuk Bürosu

Ankara merkezli uzman avukat kadromuzla güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.

İdare Kusurluysa Trafik Kazası Davası Nereye Açılır ?

İdare Kusurluysa Trafik Kazası Davası Nereye Açılır?

Bu Kararın Önemi

Bakımsız bir devlet yolunda kaza yapıldığında, karayolunun sorumluluğunu üstlenen idarenin hizmet kusuru nedeniyle tazminat talep edilmek istenir. Peki bu dava idare mahkemesine mi, yoksa asliye hukuk mahkemesine mi açılmalıdır? Uygulamada yıllarca tartışılan bu soru artık netlik kazanmıştır.

Danıştay İDDK'nın bu kararı ve Anayasa Mahkemesi ile Uyuşmazlık Mahkemesi'nin yerleşik içtihatları çerçevesinde varılan sonuç şudur: 2918 sayılı KTK m. 110 uyarınca, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan trafik kazası tazminat davaları dahil KTK'dan doğan tüm sorumluluk davaları adli yargıda görülür.

Trafik kazası tazminatı konusunda Ankara Borçlar Hukuku Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Trafik kazası idarenin kusuru adli yargı idari yargı

Adli Yargı mı, İdari Yargı mı? Temel Ayrım

KTK m. 110 Neyi Düzenledi?

19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik KTK m. 110: "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür." Bu düzenlemeyle tüm KTK sorumluluk davaları için tek yargı kolu belirlenerek yargı yolu belirsizliği ortadan kaldırıldı.

İdarenin Yol Bakım Sorumluluğu Bu Kapsamda mı?

Tartışmanın özü şuydu: Yol bakımındaki ihmal "KTK'dan doğan sorumluluk" mudur, yoksa saf idare hukuku sorumluluğu mudur? Danıştay 15. Dairesi önce "idari yargı görevlidir" demişti. Ancak Anayasa Mahkemesi ve ardından Uyuşmazlık Mahkemesi bu belirsizliği ortadan kaldırarak KTK m. 110'un tüm trafik sorumluluk davalarını kapsadığını tescilledi. Danıştay İDDK da bu içtihadı benimseyerek son noktayı koydu: adli yargı görevlidir.

Yargı Yolu Birliğinin Gerekçesi

  • Aynı karayolunda aynı seyir çizgisinde hareket eden araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren bir neden yoktur.
  • Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesi hem hızı artırır hem de çelişkili kararların önüne geçer.
  • Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun kamu yararı gerekçesiyle idari nitelikli uyuşmazlıkları adli yargıya bırakabileceğini onaylamıştır.

Kararın Hukuki Analizi

Somut Olayda Ne Yaşandı?

  • İstanbul-Ankara devlet yolunda 2010 yılında tek taraflı trafik kazası meydana gelmiş; sürücü hayatını kaybetmiştir.
  • Mirasçılar, karayolunda yeterli tedbir alınmadığı gerekçesiyle idarenin hizmet kusurundan doğan 50.000 TL manevi ve 893,05 TL maddi tazminat için idare mahkemesine başvurmuştur.
  • Ankara 2. İdare Mahkemesi davayı görev yönünden reddetmiştir.
  • Danıştay 15. Dairesi bu kararı bozmuştur: "Yol yapım-bakım hizmet kusuru idari yargı görev alanındadır."
  • İdare mahkemesi ısrar etmiş; Danıştay İDDK önce ısrar kararını bozmuş, ardından davalı idarenin karar düzeltme talebiyle Anayasa Mahkemesi ve Uyuşmazlık Mahkemesi içtihatlarını esas alarak idare mahkemesinin görev ret kararını onamıştır.

Üç Yüksek Mahkemenin Ortak Sonucu

  • Anayasa Mahkemesi (E:2013/68, K:2013/165): KTK m. 110 Anayasa'ya aykırı değildir. Yargı yolu belirsizliğinin giderilmesi kamu yararına hizmet etmektedir.
  • Uyuşmazlık Mahkemesi (E:2014/834, K:2015/79 ve diğerleri): Anayasa Mahkemesi kararı görev konusunda bağlayıcıdır. KTK'dan doğan tüm sorumluluk davaları adli yargıda görülür.
  • Danıştay İDDK (2019/3395 E.): Uyuşmazlığın çözümü adli yargının görevine girmektedir; idare mahkemesinin görev ret kararı onanmıştır.

Trafik kazası tazminatı konusunda Ankara avukat hizmetlerimizden yararlanabilirsiniz.

T.C. Danıştay İDDK 2019/3395 E. — 2020/468 K. Karar Metni

T.C. DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU      2019/3395 E.      2020/468 K.

"İçtihat Metni"

İdarece tedbir alınmayan karayolunda trafik kazası sonucu meydana gelen zarar

Dava konusu istem: Davacıların murisi M. Ö.'ün, kullandığı aracın 08/09/2010 tarihinde İstanbul-Ankara devlet yolu üzerinde tek taraflı trafik kazası yapması sonucunda hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusuru olduğu ileri sürülerek 50.000,00 TL manevi, 893,05 TL maddi tazminatın ödenmesine hükmedilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Ankara 2. İdare Mahkemesinin kararıyla; açılan dava, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'ndan kaynaklanan sorumluluk davası olduğundan ve yasal mevzuat uyarınca bu davalar adli yargı yerlerinde görüleceğinden davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onbeşinci Dairesi; yol yapım, bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklinde yürütülen kamu hizmetinden kaynaklanan hukuki sorumluluğun idare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece kararını bozmuştur.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

2918 sayılı Kanun'un 6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde; "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır." kuralına yer verilmiştir.

Anayasa Mahkemesi 26/12/2013 tarih ve E:2013/68, K:2013/165 sayılı kararıyla söz konusu düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olmadığına hükmetmiştir. Kararda; aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı, aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesiyle yargı yolu belirsizliğinin giderildiği vurgulanmıştır.

Uyuşmazlık Mahkemesi de Anayasa Mahkemesi'nin söz konusu kararını referans alarak (E:2014/834, K:2015/79 ve diğer pek çok kararı) benzer uyuşmazlıkların görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğunu belirlemiştir.

Bu çerçevede, dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargının görevine girdiği sonucuna ulaşılmaktadır. Ayrıca anılan yüksek mahkeme içtihatları neticesinde uygulamada birlik sağlanması ve benzer uyuşmazlıkların bir kısmının adli yargıda bir kısmının idari yargıda görülmesinin de önüne geçilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:

Davacıların temyiz istemlerinin reddine; davanın görev yönünden reddi yolundaki Ankara 2. İdare Mahkemesinin ısrar kararının ONANMASINA, 26/02/2020 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY:

Davalı idarenin karar düzeltme isteminde öne sürülen hususlar, önceki bozma kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden karar düzeltme isteminin reddi gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Bakımsız devlet yolunda kaza yaptım; davayı nereye açmalıyım?

Adli yargıya, yani Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurmalısınız. KTK m. 110 uyarınca, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan trafik kazası davaları dahil tüm KTK sorumluluk davaları adli yargıda görülür. İdare mahkemesine açılan davalar görev yönünden reddedilmektedir.

İdarenin hizmet kusuru trafik kazasında nasıl ortaya çıkar?

Yol üzerindeki çukur, yetersiz levha, bozuk asfalt, güvenlik bariyerinin eksikliği, kaygan zemine rağmen uyarı yapılmaması gibi durumlar idarenin hizmet kusuru kapsamında değerlendirilebilir.

Kazanın idarenin bakımsızlığından kaynaklandığını nasıl ispat ederim?

Kaza yeri fotoğrafları, kaza tespit tutanağı, olay yeri inceleme raporu ve bilirkişi raporu en önemli ispat araçlarıdır. Kazadan hemen sonra olay yerinde belge toplanması kritik önem taşır.

Davayı yanlışlıkla idare mahkemesine açtım; ne yapmalıyım?

İdare mahkemesi davayı görev yönünden reddedecektir. Adli yargıda yeniden dava açabilirsiniz. Ancak dava açma sürelerini kaçırmamak kritik öneme sahiptir; avukata derhal danışılması önerilir.

Devlete ait araçla karışan kazalarda dava nereye açılır?

KTK m. 110 açıkça belirtmektedir: "işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlar dahil" adli yargıda görülür.

Trafik kazasında hem sürücü hem idare kusurlu olabilir mi?

Evet. Mahkemeler; sürücünün, diğer araç işleteninin ve idarenin kusur oranlarını ayrı ayrı belirleyebilir. Belirlenen kusur oranları tazminat miktarını doğrudan etkiler.

Trafik kazası tazminat davası ne kadar sürer?

Bilirkişi incelemesi gerektiren bu davalar ortalama 1-3 yıl sürebilir. İdarenin taraf olduğu davalarda süreç uzayabilir. Dava öncesinde sigorta şirketiyle uzlaşma girişimi zaman ve maliyet tasarrufu sağlayabilir.

Trafik Kazası Tazminatı İçin Hukuki Destek Alın

Bakımsız yolda veya devlet aracıyla yaşanan kazalarda doğru mahkemede dava açmak için profesyonel destek alabilirsiniz.

Yukarıda aktarılan içtihat bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her somut olay farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)