Şimdi Yazın
Müteselsil sorumluluk (Zincirleme Sorumluluk), birden fazla borçlunun, borcun tamamından alacaklıya karşı asli olarak sorumlu olduğu hukuki durumdur. Türk Borçlar Kanunu'nun 162. maddesi ve devamında düzenlenen bu kurum, alacaklının hakkını güvence altına almayı amaçlar.
Normal bir borç ilişkisinde borçlular sadece kendi paylarından sorumlu olurken (kısmi borçluluk), müteselsil sorumlulukta alacaklı, borcun tamamını dilediği borçludan talep edebilir. Borç tamamen ödeninceye kadar bütün borçluların sorumluluğu devam eder.
Hukukumuzda müteselsil borçluluk iki temel kaynaktan doğar:

Müteselsil sorumluluk durumlarında borçluların hukuki sorumluluklarının kapsamı doğru şekilde değerlendirilmelidir. Bu tür hukuki konularda profesyonel destek almak hak kayıplarını önleyebilir. Ankara Borçlar Hukuku Avukatı sayfasından detaylı bilgi edinebilirsiniz.
Müteselsil sorumluluğun en önemli özelliği alacaklıya sağladığı konfordur. TBK m. 163 uyarınca alacaklı:
Borcu ödeyen kişi "mağdur" olmaz. Hukukumuzda halefiyet ve rücu prensibi işler:
Örnek: 100.000 TL'lik borcu müteselsil borçlulardan (A) öderse; (B), (C) ve (D)'den 25'er bin TL talep edebilir.
Müteselsil sorumluluğun en sık görüldüğü alan trafik kazalarıdır. Bir araç kazaya karışıp üçüncü bir kişiye zarar verdiğinde, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca şu kişiler zarardan müteselsilen sorumludur:
Mağdur, davasını bu üçlüden dilediğine karşı açabilir. Genellikle tahsilat kabiliyeti en yüksek olan sigorta şirketi ve araç sahibi tercih edilir. Trafik kazasında maddi ve manevi tazminat talepleri için bu üç tarafın müteselsil sorumluluğunu doğru yönetmek kritik önem taşır.

Bir borçlunun yaptığı işlem, diğerlerini de etkileyebilir (TBK m. 166):

Türk Ticaret Kanunu m. 7 uyarınca, ticari işlerde birden fazla borçlu varsa aksi kararlaştırılmadıkça müteselsil teselsül karinesi vardır. Yani ayrıca belirtilmese bile müteselsilen sorumludurlar.
Bu karinenin uygulandığı başlıca durumlar şunlardır:
Ticari işlerde bu karinenin farkında olmadan sözleşme imzalamak, beklenmedik ve ağır mali yüklere yol açabilir. Sözleşme imzalamadan önce hukuki değerlendirme yaptırılması tavsiye edilir.
Müteselsil borçlu olarak aleyhine dava açılan kişi çeşitli savunma araçlarına başvurabilir. TBK m. 165 uyarınca:
Savunma stratejisinin hukuki açıdan doğru kurulması, davanın seyrini doğrudan etkiler. İtiraz sürelerini ve usul kurallarını kaçırmamak için uzman avukat desteği alınması önerilir.
Soru: Alacaklı sadece bana dava açtı, ne yapmalıyım?
Cevap: Davayı diğer müteselsil borçlulara "ihbar" etmelisiniz. Böylece davayı kaybederseniz, ödediğiniz bedeli onlara rücu ederken eliniz güçlenir.
Soru: Ticari işlerde müteselsil sorumluluk nasıldır?
Cevap: TTK m. 7 uyarınca, ticari işlerde birden fazla borçlu varsa, aksi kararlaştırılmadıkça müteselsil teselsül karinesi vardır. Yani ayrıca belirtilmese bile müteselsilen sorumludurlar.
Soru: Müteselsil kefil ile adi kefil farkı nedir?
Cevap: Adi kefillikte alacaklı önce asıl borçluya gitmek zorundadır. Müteselsil kefillikte ise asıl borçluya gitmeden direkt kefilden para istenebilir. Bankalar genellikle müteselsil kefalet ister.
Soru: Zamanaşımı bir borçlu için kesilirse diğerleri etkilenir mi?
Cevap: Evet. Alacaklının bir borçluya karşı dava açması veya icra takibi başlatması, diğer tüm müteselsil borçlulara karşı da zamanaşımını keser. Bu nedenle müteselsil borçlular birbirinin hukuki süreçlerini takip etmelidir.
Trafik kazası tazminatları, ticari borçlar ve rücu işlemleri için bize ulaşın.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)