Şimdi Yazın

  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/Kartalhanhukuk
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=905321366754
  • https://www.twitter.com/KartalhanMeltem
  • https://www.instagram.com/kartalhanhukuk1/
Kartalhan Hukuk Bürosu

Ankara merkezli uzman avukat kadromuzla güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.

Zamanaşımının Kesilmesi

Zamanaşımı Kesilince Süre Yeniden Başlar Mı?

Zamanaşımının kesilmesi, belirli bir hukuki eylemin gerçekleştirilmesiyle işleyen zamanaşımı sürecinin tamamen silinip, sürecin en baştan başlaması anlamına gelir. Bu durum, alacaklının haklarının korunmasına ve alacaklarını tahsil etme şansına sahip olmasına olanak tanır.

Zamanaşımının kesilmesi alacaklı için ek süre anlamına gelir. Kesilme anına kadar işlemiş olan süreler dikkate alınmaz; sayaç sıfırlanır. Bu yönüyle zamanaşımının kesilmesi, zamanaşımını durduran sebeplerden temel olarak ayrılır: durmada süre kaldığı yerden devam ederken, kesilmede süre tamamen sıfırlanır.

Zamanaşımını Kesen Haller (TBK Madde 154)

Hukukumuzda her eylem zamanaşımını kesmez. Süreyi sıfırlayan eylemler kanunda sınırlı sayılmıştır:

  • Borçlunun İkrarı: Borçlu borcunu kabul ederse (faiz ödemesi, kısmi ödeme yapması, rehin vermesi veya kefil göstermesi gibi) zamanaşımı kesilir.
  • Dava veya Def'i: Alacaklı, mahkemede veya hakem önünde dava açarsa ya da bir davada alacağını def'i (savunma) olarak ileri sürerse zamanaşımı kesilir.
  • İcra Takibi: Alacaklı, icra müdürlüğüne başvurarak takip başlatırsa süre kesilir.
  • İflas Masasına Başvuru: Alacaklının iflas masasına başvurması süreyi keser.

zamanaşımının kesilmesi

Kesilmeden Sonra İşleyecek Yeni Süre (10 Yıl Kuralı)

Zamanaşımı kesildiğinde kural olarak eski süre ne ise yeni süre de o kadar olur (eskisi 5 yılsa yenisi de 5 yıldır). Ancak şu durumlarda süre değişir:

  • Borç bir senetle ikrar edilmişse (imzalanmışsa),
  • Borç bir mahkeme kararı veya hakem kararı ile sabit olmuşsa,

Bu durumlarda eski süre ne olursa olsun, yeni zamanaşımı süresi her zaman 10 yıldır (TBK m. 156). Bu kural, alacaklı açısından büyük bir güvence sağlar. Örneğin 2 yıllık zamanaşımına tabi bir haksız fiil alacağı mahkeme kararıyla tespit edilmişse, kararın kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık süre işlemeye başlar.

Süreç Nasıl İşler?

Zamanaşımının kesilmesi halinde yeniden işlemeye başlayacak olan süre, genellikle ilk başladığı andaki gibi tamamen yeniden başlar. Yani, eğer bir alacak için öngörülen zamanaşımı süresi 5 yıl ise ve zamanaşımı süreci bir hukuki eylemle kesilirse, kesintiden sonra kalan süre sıfırlanır ve 5 yıllık yeni bir zamanaşımı süresi başlar.

Bu durum, alacaklının alacağını tahsil etme şansını önemli ölçüde artırır ve borçluya borcunu ödeme konusunda adil bir şans tanır.

Müteselsil Borçlularda Kesilmenin Etkisi

Birden fazla borçlunun bulunduğu müteselsil borç ilişkilerinde zamanaşımının kesilmesinin nasıl işleyeceği TBK m. 155'te düzenlenmiştir:

  • Alacaklı, müteselsil borçlulardan birine karşı dava açarsa veya icra takibi başlatırsa, zamanaşımı diğer borçlular bakımından da kesilir.
  • Borçlulardan birinin ikrarı (kısmi ödeme, faiz ödeme gibi) ise yalnızca o borçlu için kesilmeye neden olur; diğer borçlulara etkisi yoktur.

Bu ayrım pratikte büyük önem taşır. Alacaklı, müteselsil borçlulardan yalnızca birini takip etse dahi tüm borçlular için zamanaşımını kesmek mümkündür; ancak ikrar yoluyla kesilme yalnızca ikrar eden borçlu için geçerlidir.

Zamanaşımını Kesen Eylemler: Uygulamadan Örnekler

Hangi eylemlerin zamanaşımını kestiğini pratikte anlamak kritik önem taşır. En sık karşılaşılan durumlar şunlardır:

  • Kısmi ödeme: Borçlu borcun tamamını değil bir kısmını öderse tüm borç için zamanaşımı kesilir. Yargıtay, küçük miktarlarda yapılan ödemeleri bile ikrar kabul etmektedir.
  • Faiz ödemesi: Borçlunun anaparayı değil yalnızca faizi ödemesi de borcun tamamı bakımından zamanaşımını keser.
  • Yazılı borç kabulü: "Borcum var, ödeyeceğim" içerikli yazılı bir mesaj veya e-posta, ikrar niteliği taşıyabilir ve zamanaşımını kesebilir.
  • Arabuluculuğa başvuru: Bazı davalarda zorunlu arabuluculuğa başvuru, zamanaşımını durdurur ya da keser; ancak bu etki davanın türüne göre farklılık gösterebilir.
  • Dava açılması: Dava dilekçesinin mahkemeye verildiği tarih, zamanaşımının kesildiği andır. Tebligat tarihi değil, dava açma tarihi esas alınır.

Zamanaşımı Kesildikten Sonra Dava Süreci

Zamanaşımının kesilmesi, alacaklıya yalnızca ek süre tanır; alacağı kendiliğinden tahsil etmez. Kesilme gerçekleştikten sonra alacaklının atması gereken adımlar şunlardır:

  • İcra takibi başlatılmışsa ve borçlu itiraz etmişse, itirazın iptali davası açılmalıdır.
  • Dava açılmışsa dilekçe ve delillerin eksiksiz hazırlanması gerekir.
  • Mahkeme kararı kesinleştikten sonra ilamlı icra takibi ile tahsilat sürecine geçilebilir.

Alacak davası açmadan önce zamanaşımı durumunun, kesilme sebeplerinin ve hangi sürenin işleyeceğinin mutlaka hukuki değerlendirmeden geçirilmesi, zaman ve maliyet açısından büyük fark yaratır.

Ankara Avukatının Zamanaşımı Yönetimindeki Rolü

Zamanaşımı hesabı yalnızca takvime bakmaktan ibaret değildir. Hangi sürenin uygulanacağı, kesilme tarihinin tespiti ve kesilmenin diğer borçlulara etkisi gibi sorular deneyimli hukuki bilgi gerektirir.

Ankara Borçlar Hukuku Avukatı olarak sunulan başlıca hizmetler şunlardır:

  • Alacağın türüne göre geçerli zamanaşımı süresinin belirlenmesi
  • Zamanaşımını kesmek için doğru hukuki adımın (dava/icra) seçilmesi
  • Borçlunun ikrarını ispat edecek delillerin toplanması ve değerlendirilmesi
  • Müteselsil borçlularda kesilmenin etkilerinin doğru yönetilmesi
  • Zamanaşımı itirazına karşı savunma dilekçesinin hazırlanması

Sıkça Sorulan Sorular

Soru: Noterden ihtarname çekmek zamanaşımını keser mi?

Cevap: Hayır. İhtarname yalnızca borçluyu temerrüde (gecikmeye) düşürür ve faiz başlatır. Zamanaşımını kesmez ve süreyi sıfırlamaz. Süreyi kesmek için dava açmak veya icra takibi yapmak gerekir.

Soru: Borçlu borcun küçük bir kısmını öderse ne olur?

Cevap: Kısmi ödeme, "borcun ikrarı" (kabulü) sayılır. Bu durumda zamanaşımı tüm borç için kesilir ve süre en baştan başlar.

Soru: Dava açıldıktan sonra dava reddedilirse zamanaşımı kesilmiş sayılır mı?

Cevap: Dava usulden reddedilmişse, TBK m. 158 uyarınca alacaklıya ek 60 günlük süre tanınır. Bu süre içinde tekrar dava açılırsa zamanaşımı ilk dava tarihi esas alınarak kesilmiş sayılır.

Soru: Mahkeme kararından sonra yeni süre ne kadardır?

Cevap: Borç bir mahkeme kararıyla sabit olmuşsa, orijinal zamanaşımı süresi ne olursa olsun yeni süre her zaman 10 yıldır (TBK m. 156).

Alacaklarınız Zamanaşımına Uğramasın

Zamanaşımını kesmek için doğru hukuki adımları (Dava/İcra) birlikte atalım.

Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)