Şimdi Yazın
Kartalhan Hukuk Bürosu | Ankara Ceza Hukuku Avukatı
Türk Ceza Kanunu kapsamındaki suçlar; temel olarak mal varlığına karşı işlenen suçlar ile şahıslara ve özel hayata karşı işlenen suçlar olmak üzere iki ana başlık altında incelenir. Her suç türünün kanuni unsurları, cezası ve savunma yolları birbirinden farklıdır.
Dolandırıcılık, hırsızlık, sahtecilik ve tefecilik gibi mal varlığına yönelik suçlarda cezai sorumluluktan kurtulmanın yolu; suçun unsurlarını, kastı ve delil durumunu doğru analiz etmektir. Şantaj, iftira, hakaret ve cinsel suçlar gibi şahsa karşı suçlarda ise şikâyet sürelerinin ve uzlaşma imkânlarının titizlikle değerlendirilmesi gerekir. Ankara'da ceza davası avukatı desteğine ihtiyaç duyduğunuzda büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Tüm ceza hukuku makalelerine ulaşmak için Ceza Hukuku Makaleleri Arşivine gidebilirsiniz.
Dolandırıcılık, hırsızlık, tefecilik, sahtecilik, irtikap, kaçak elektrik ve mala zarar verme gibi mal varlığına yönelik suçlara dair makaleler.
Hakaret, şantaj, iftira, cinsel suçlar, kasten öldürme, kişisel verilerin kaydedilmesi ve özel hayatın gizliliğine ilişkin makaleler.
Temel dolandırıcılık suçu TCK m. 157 uyarınca 1 ila 5 yıl hapis ve adli para cezasıyla yaptırıma bağlanmıştır. Nitelikli hallerde (banka kartı, internet, kamu kurumu adı kullanılması vb.) bu ceza 2 ila 7 yıla çıkar. Suçun uzlaşma kapsamında olup olmadığı ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılıp yararlanılamayacağı her somut olayda ayrı değerlendirilir.
Evet. Temel hırsızlık suçu uzlaşmaya tabi suçlar arasında yer alır. Soruşturma veya kovuşturma aşamasında tarafların uzlaştırıcı aracılığıyla anlaşması halinde dava düşer. Nitelikli hırsızlık halleri ise (silahla, birden fazla kişiyle, geceleri işlenmesi vb.) uzlaşma kapsamı dışındadır.
Hayır. Şantaj suçu (TCK m. 107) şikâyete bağlı suçlar arasında yer almaz; savcılık tarafından re'sen soruşturulur. Bu nedenle mağdurun şikâyet etmemesi veya şikâyetten vazgeçmesi davayı durdurmaz. Şantajın ispatında dijital delillerin (mesaj, kayıt, e-posta) korunması büyük önem taşır.
Gözaltına alınan kişi avukat talep etme hakkına sahiptir ve bu hak kullanılmadan ifade alınamaz. Susma hakkı anayasal bir güvencedir; kişi kendisini suçlayacak beyanda bulunmaya zorlanamaz. Gözaltı kararına itiraz hakkı da mevcuttur; avukat desteği olmadan ifade vermemek, savunma açısından en kritik ilk adımdır.
Bir ceza davası veya soruşturmasıyla karşı karşıyaysanız haklarınızı korumak için uzman hukuki destek alın.
Bu sayfada yer alan makaleler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her somut olay birbirinden farklı özellikler içerdiğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)